İntiharın Apolojisi ve Philipp Mainländer’in Hiç’i

“Benim felsefem insanlığın ölümünü öğretir.”

Varlık ve Hiç sorunsalı karşısında her filozof ve her düşünür nihilizmle hesaplaşmak durumundadır, kaçınılmaz bir durumdur bu. Bütün dinler ve mitolojiler, bütün düşünce akımları, bütün kuramlar nihilizmle karşı karşıyadırlar. Ve her biri onu aşmak çabasındadır; kimileri farkında olarak, kimileri de farkında olmadan. Bu ikinci gruptakiler düşünmeyenler takımıdır, özellikle de din mensupları. Continue reading “İntiharın Apolojisi ve Philipp Mainländer’in Hiç’i”

Reklamlar

Okumak ve Yazmak Üzerine

okumak ve yazmak üzerine

Tüm yazılanların içinde, insanın kendi kanıyla yazdığını severim sadece. Kanınla yaz: göreceksin ki kan, tindir.

Yabancı kanı anlamak, pek de kolay değildir: okuyan aylaklardan nefret ederim.

Okuru tanıyan, artık okur için hiçbir şey yapmaz. Bir yüzyıl daha okurlar olursa, — tin bile kokuşacaktır.

Herkesin okumayı öğrenme hakkının olması, zamanla sadece yazmayı değil, düşünmeyi de mahveder.

Bir zamanlar tanrıydı tin, sonra insan oldu ve şimdi hattâ ayaktakımından birisi olacak. Continue reading “Okumak ve Yazmak Üzerine”

Panerotizm: Yaşamın Dansı

yaşamın dansı - feral faun

Kaos bir danstır, yaşamın akışkan, erotik dansı… Uygarlık kaostan nefret eder; ve bu yüzden, Eros’tan da nefret eder. Hatta cinsel olarak özgür sayılan zamanlarda bile, uygarlık erotik olanı bastırmıştır. Orgazmın yalnızca bedenlerin birkaç küçük parçasında ve sadece bu parçaların doğru kullanılmasıyla sonuçlanır olduğunu öğretir. Seksi neşeli, masum bir oyundan ziyade rekabete dayalı, başarı-merkezli bir iş kılarak, Eros’u Mars’ın zırhına sıkıştırır. Continue reading “Panerotizm: Yaşamın Dansı”