Biricik ve Kendiliği

a9eac31d536922e01b2e5b73d597d66c.jpg

Hıristiyanlığa Devlet’in temeli olarak karşı çıkanlarla aynı kişiler, yani sözde Hıristiyan Devlet’e karşı çıkanlar ahlakın “toplumsal yaşamın ve Devlet’in temel direği” olduğunu tekrarlamaktan bıkmıyorlar. Sanki ahlakın egemenliği kutsalın tam bir egemenliği, bir “hiyerarşi” değilmiş gibi.

…[İ]nsan kanunu, tüzüğü kendi içinde taşımalıdır ve yasal olarak en çok kandırılan en ahlaklı olandır. Katolik yaşamdaki neşenin son zerresi bile, bu Protestan meşruiyet içinde yok olmak zorundadır. Burada en sonunda yasanın egemenliği ilk kez tamamlanmakta. “Ben yaşamıyorum, kanun benim içimde yaşıyor.” Bu yüzden, bugüne kadar aslında sadece “onun görkeminin aracı” oldum. Prusyalı bir yüksek subay “Her Prusyalı, jandarmasını göğsünde taşır” demekte. Okumaya devam et “Biricik ve Kendiliği”

Şiddetsizlik İntihar Olduğu Zaman

 Şiddetsizlik İntihar Olduğu Zaman
2025’in sonbaharı. Tekno-endüstriyel sistem bir yıl önce yıkıldı, fakat sen ve arkadaşların pekala yaşıyorsunuz. Bahçeniz geçen yaz zenginleşmiş ve gelecek kış boyunca size yetecek kadar kulübenizde kurutulmuş sebzeler, kurutulmuş fasulyeler ve diğer besinlerden iyi miktarda erzak bulunmakta.

Sadece şimdi patateslerinizi hasat ediyorsunuz. Bahçıvan belleriniz ile, sen ve arkadaşların birinin ardından diğer bir patatesi kökünden söküyor ve dolgun kökleri topraktan dışarı alıyorsunuz. Okumaya devam et “Şiddetsizlik İntihar Olduğu Zaman”

Halputta

Halputta

Eko-aşırılık ve nihilist gelişigüzel saldırılara savunma niteliğinde olan bu metin,  “Bowlegs” tarafından yazılmış olup, Maldicion Eco-Extremista‘da yayınlanmıştır.

Vahşi Doğa bizim için örnektir.


Timsah bir gece avcısıdır. Günün büyük bir bölümünde, dinlenirken, anca suyun üzerinde başı ile görülebilir. Fakat güneş battığında, avlanmaya başlar. Gelişigüzel av, neredeyse bazı aptalca söylem olarak  “bir makine” gibi. Bu bir hata: kolayca bir uzuv ya da ikisini koparmak için güçlü çeneler, avını doğruca suyun içine hareket ettiren bir kuyruk, karada taşımak için güçlü pençeler, bunların hepsi Doğanın gücündedir.   Kıyının yakınında hareketli bir şey görürse, onu takip eder, saldırır, ısırır ve onu boğmak için suyun aşağısına alır. Son olarak, yer. Bu av biraz farkına varılarak yapılır, ve belki sonradan lezzetli olmadığı fark edildiğinde, terkedilir. Fakat saldırı kesin olan şeydir. Avını tüketmek isteyip istemediği ilk ısırık ve sonrasıdır. Timsah sadece bunun ne olduğunu kavrar, başka türlü de olamaz. Dünyadaki akıl yürütmenin tümü bunları değiştirmek olamazdı. Okumaya devam et “Halputta”

Tanrının İstenmeyen Çocukları

Tanrının İstenmeyen Çocukları
Her şey insanların tanrıya ihanetiyle başladı. Tanrı kendi yarattıklarına hakim olamadı ve onları bu bok çukuruna yolladı. İnsanlar artık tanrının istenmeyen çocuklarıydı.

Tanrının bu evreni kendileri için yarattığına, en üstün ve özel varlık olduklarına ve dünyanın evrenin merkezi olduğuna inandılar. Bilim dünyanın evrenin merkezi olmadığını kanıtladı, bu ilk darbe onlara ağır geldi ve buna inanmaları uzun zaman aldı. Okumaya devam et “Tanrının İstenmeyen Çocukları”

Nihilist Bir İntihar Bombacısının İç Döküşü

Nihilist Bir İntihar Bombacısının İç Döküşü

Neden başka bir yol denemedim mi?

Dinlemekten de anlatmaktan da yoruldum. İnsanların bakışlarından, sözlerinden tiksindim. Daha fazla araba sesi duymaktan, sabah alarmla uyanmaktan, sıra numarası almaktan, alışveriş yapmaktan, bir yerlerden haberleri dinlemekten, birilerinden bir şeyler rica etmekten, para bulmaya çalışmaktan, yasalardan sürekli kaçmaktan, iktidarların gücünden endişe ederek yaşamaktan vazgeçtim. Okumaya devam et “Nihilist Bir İntihar Bombacısının İç Döküşü”

Sistemin En Etkileyici Numarası

Sistemin En Etkileyici Numarası
Teknik zorunlulukların şekillendirdiği toplumun en büyük lüksü faydasız başkaldırışların ve kabullenmiş gülücüklerin fazlalığı olacaktır.

Jacques Ellul [1]

Sistem günümüzün sözde devrimcilerine ve isyancılarına bir numara yapıyor. Numara o kadar ince ki, eğer bilinçli bir şekilde planlansaydı matematiksel zarefeti için takdir edilmesi gerekirdi. Okumaya devam et “Sistemin En Etkileyici Numarası”

Ahmaklar Gemisi

Ahmaklar

Bir zamanlar, bir geminin kaptan ve zabitleri kendi denizciliklerini çok beğenir ve kendilerine çılgınca hayran olurlardı. Gemiyi kuzeye çevirdiler ve tehlikeli buzullarla karşılaşıncaya kadar yol aldılar. Kendilerine yalnızca denizcilikteki ebedi başarılarını gösterme fırsatı vermek için kuzeye doğru çok daha tehlikeli sularda yol almaya devam ettiler.

Gemi daha yüksek enlemlere ulaştıkça, yolcular ve mürettebat giderek rahatsız oldu ve aralarında tartışmaya, içerisindeki bulundukları koşullar hakkında şikayet etmeye başladılar. Okumaya devam et “Ahmaklar Gemisi”